Erdoğan Ekonomik Sıkıntıyla İlgili Gene Sabır İstedi Bu Kez Yılbaşından Sonrasını İşaret Etti

Vatandaştan bir kez daha “sabır” isteyen Erdoğan, “tedbirlerin ve politikanın tesirinin görülmesi” mevzusunda yılbaşından sonrasına işaret etti. Avrupa’da rafların boş bulunduğunu öne devam eden Erdoğan, Ziraat Kredi Kooperatifleri marketlerinin sayısının 1300’den 3 bine çıkartılacağını ve vatandaşın ucuza alışveriş yapacağını söylemiş oldu.

Erdoğan, Kütahya’da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. yılı etkinlikleri ve toplu açılış töreninde konuştu.

Erdoğan, “Son dönemde milletimizin canını yakan bazı sıkıntılar, dünyanın da problemi… Siz bakmayın Avrupa’sından ABD’sına kadar tüm gelişmiş ülkelerin sanki bu şekilde sorunları yokmuş şeklinde davrandığına… Onların başındaki kara bulutların taşımış olduğu yıkım yağmurları, bizim yaşadıklarımızla karşılaştırma bile edilmez, bak doğalgaz bulamıyorlar, marketlerin rafları Avrupa’da boş!” diye konuştu. 

Erdoğan, “Yılbaşından sonrasında uyguladığımız politikaların, vatandaşımızın günlük hayatındaki pozitif yönde yansımlarını daha iyi göreceğiz. Hep söylediğim şeklinde; birazcık sabır ve daha oldukça destek isterim… Bizim en büyük gücümüz birliğimizdir. Yaşadığımız onca hadiseye karşın hedefleri adım adım hayata geçirdik, eksikleri de hızlıca tamamlıyoruz” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:

“Bu millet, o imanlı yürekleriyle imansızları İzmir’den denize döktü. Aşağı yukarı aynı sayıya haiz Türk ordusunun kaybı yalnız yüzde 6,5 civarında… Büyük Saldırı ve akabindeki çatışmalar, dünya askeri evveliyatına en başarıya ulaşmış topyekun harp örneği olarak geçmiştir. Türk’ün ölüm fermanı olarak tedavüle sokulan Sevr’i, milletimiz bu topraklarda kanıyla, canıyla yırtmıştır. 

2023’e hazır mıyız? Kapı kapı yeni bir fetihe hazır mıyız? Bu zamanda İslam dünyasının dört bir yanından, kendileri de binbir yoklukla yaşayan dostlarımızdan ülkemize yardım yağmıştır. Büyük Saldırı öncesi de, tıpkı bugün olduğu şeklinde, ülkenin askeri gücünden mali kaynaklarına kadar tüm imkanlarını sorgulayarak bu işin olamayacağını söyleyenler vardı. Mücadelenin yalnız tabanca ve parayla değil, imanla, inançla, azimle kazanıldığını hepimiz görmüş oldu. 

Bir taraftan İzmir’e doğru ilerleyen ordumuz, öteki taraftan da Yunan ordusunun Eskişehir’in kuzeyine doğru kaçan birliklerini kovalamayı sürdürmüştür. Bu amansız takip, 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla nihai amacına ulaşmıştır. 

Ulusal mücadeleyi kazanan milletimiz, Cumhuriyet’in kurulmasının arkasından hayal etmiş olduğu, gelişmiş, kalkınmış Türkiye’ye ulaşmak için epeyce beklemek mecburiyetinde kaldı. Kalkınma hamlelerimizin, demokrasi girişimlerimizin önü kesilirken, ulusal ve tinsel değerlerimizi tehdit eden her gelişmenin önü açılmıştır. 2. Dünya Savaşı sonrası, bizlerden daha zor şartlarda kalkınma ve demokrasi mücadelesine giren ülkeler kısa sürede yol alırken, biz her 10 yılda bir yaşadığımız darbelerle devamlı patinaj yaptık.

Bu yalnız kendi eksikliklerimizden, hatalarımızdan kaynaklı değildi. Türkiye’nin her alanda geri kalması için kurulan o mekanizmalar öyleki güçlüydü ki, iyi niyetli girişimler bunun üstesinden gelmeye yetmiyordu. 

Hükumete geldiğimizde, 2 asırdır alt yapısı dikkatsizlik edilmiş, demokrasisi zayıf, ekonomisi güdük bırakılmış, siyasal ve askeri gücü törpülenmiş bir Türkiye devraldık. Derhal kolları sıvadık. Türkiye’nin asırlık altyapı eksikliklerini 20 yılda tamamlayacak bir büyük kalkınma hamlesi başlattık. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, enerjiye, sanayiye, tarıma, her alanda ülkemizi Cumhuriyet’in hedefi olan çağdaş medeniyetler seviyesinin üstüne çıkardık.

Terörle savaşım, Türkiye’nin sorunlarında ilk sıralardaydı… Tüm terör inlerini bunların kafalarına geçirdik. Yurt içinde yurt haricinde bunu başardık. Bundan sonrasında da başarmaya aynen devam edeceğiz. Bu savaşım kolay gerçekleşmedi. Attığımız her adımda içeriden ve dışarıdan engellerle karşılaştık. Bedeller ödedik. Tanrı’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle hepsinin üstesinden geldik. 

Milletimize kazandırdığımız yaratı ve hizmetler yanında, küresel ve bölgesel gelişmelerde Türkiye’yi her bakımdan dünyanın en stratejik ülkelerinden biri haline getirdik. Bugün Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girmeyi hedefleyen bir gösterime kavuşturduysak, bunu son 20 yılda verdiğimiz mücadeleye borçluyuz. 

Son dönemde milletimizin canını yakan bazı sıkıntılar, dünyanın da problemi… Siz bakmayın Avrupa’sından ABD’sına kadar tüm gelişmiş ülkelerin sanki bu şekilde sorunları yokmuş şeklinde davrandığına… Onların başındaki kara bulutların taşımış olduğu yıkım yağmurları, bizim yaşadıklarımızla karşılaştırma bile edilmez, bak doğalgaz bulamıyorlar, marketlerin rafları Avrupa’da boş! 

Ziraat Kredi Kooperatifleriyle vatandaşa ürünleri ucuza satmaya başladık, bu artarak devam edecek. 1300 marketi hızlıca 3000’e çıkartacağız ve vatandaşım Ziraat Kredi’den ucuz ürün almaya devam edecek.

Türkiye, seneler ilkin tercihini istihdam ve üretimden yaparak ekonomik modelini değiştirdiği için, bu küresel fırtınadan minimum kayıpla çıkacak, öyleki de oluyor. Yılbaşından sonrasında uyguladığımız politikaların, vatandaşımızın günlük hayatındaki pozitif yönde yansımlarını daha iyi göreceğiz. Hep söylediğim şeklinde; birazcık sabır ve daha oldukça destek isterim… Bizim en büyük gücümüz birliğimizdir. Yaşadığımız onca hadiseye karşın hedefleri adım adım hayata geçirdik, eksikleri de hızlıca tamamlıyoruz. 2053 vizyonumuzu oluşturuyoruz. 2071 idealimiz gelecek, içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı haline getirmekte kararlıyız. 

Bay Kemal diyor ya ne verdin diye… Kütahyalı çiftçilerimize toplamda 1,5 milyar tutarında tarımsal destek verdik…”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan