CHP, Sedat Peker’in iddialarında adı geçenler hakkında su duyurusunda bulunmuş oldu

Sedat Peker, toplumsal medya hesabından hesaptan yapmış olduğu paylaşımlarda, AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, eski Ana para Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu, TOBB Deniz Meclisi üyesi Salih Orakçı ve Marka Yatırım Tüm ortaklık Yönetim Kurulu Başkanı Mine Tozlu Sineren’in adının karıştığı rüşvet iddiasında bulunmuş oldu. Peker, Mine Tozlu Sineren’den, borsada bir işlemi gerçekleştirmek için rüşvet istendiğini ve adı geçen öteki kişiler de bu rüşvet ağının içinde bulunduğunu öne sürdü.

CHP, Peker’in iddialarında geçen adlar hakkında bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na kabahat duyurusunda bulunmuş oldu. Kabahat duyurusunun peşinden adalet sarayı önünde basın açıklaması yapılmış oldu. Açıklamaya, CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Tezcan ve Muharrem Adam, Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Ankara Milletvekilleri Levent Gök, Ali Haydar Hakverdi ve Murat Komut, Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Nevşehir Milletvekili Faruk Sarıaslan ve Ankara İl Başkanı Ali Hikmet Akıllı katıldı.

CHP’li Adam, Türkiye gündeminin son iki gündür ‘yozlaşma, yolsuzluk ve rüşvetle’ karşı karşıya bulunduğunu dile getirerek şunları söylemiş oldu:

“Toplumun oldukca mühim bir kesimi, nüfusumuzun yarısı, milyonlarca işi olmayan, milyonlarca emekli, milyonlarca asgari ücretli, milyonlarca genç, ev hanımı, derin bir yoksullukla karşı karşıya. Yolsuzluğun olduğu yerde yoksullukla savaşım edemezsiniz. Fakat biz kararlıyız. Biz, bugünkü saray iktidarı şeklinde yoksulluğu yönetmeyeceğiz, yoksulluğu bitireceğiz. Yoksulluğu yeneceğiz. Bu topraklarda yoksulluk asla bir yazgı değildir.

“YENİ Y’LER EKLEDİLER”

Bir dönem mevcut iktidarın içinde yer edinen, beraber hareket eden, iktidar ve çevreleri adına korkutma, sertlik yaratma şeklinde eylemleri gerçekleştiren, şu demek oluyor ki iktidar ve çevresinin desteklediği bir yapının içinde yer edinen bir şahıs, Sedat Peker’in bu ciddi iddiaları sebebiyle bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na tüm milletvekillerimizin imzası ile kabahat duyurusunda bulunduk. 2002’de tek başına iktidar olduklarında ‘3Y ile savaşım edeceğiz’ diyenler; ‘Yolsuzluk, yoksullukla ve yasaklarla savaşım edeceğiz’ diyenler, yeni Y’ler eklediler bu 3Y’ye. Yozlaşma, yalan, yüzsüzlük. Çürüme o denli büyüdü ki, yozlaşma o denli büyüdü ki gerçek bir kalım problemi haline geldi. Onun için cesaretle artık topyekûn her insanın; sivil toplumu, basını, siyasetçisi, yargısı, emniyetiyle bu yolsuzluk ve rüşvet çarkının üstüne gitmek zorundayız. 85 milyona karşı hepimizin vazife ve sorumluluğu bu. Fakat yargının durumu da içler acısıdır. Yargı, yürütmenin ağır bir tahakkümü altında. Cumhuriyet savcıları harekete geçemiyor. Biz, bugün CHP milletvekilleri olarak ne için buradayız? Cumhuriyet savcıları resen harekete geçemediği için. Oysa kanun, bu görevi savcılara veriyor.

“YARGI YÜRÜTMENİN VESAYETİ ALTINDA”

Peki ne için harekete geçemiyor Cumhuriyet savcıları? Şundan dolayı saray iktidarının, yürütmenin ağır bir vesayeti altında yargı. Onun için ne diyoruz? İlk seçimde iktidar olacağız, ne olursa olsun ve ne olursa olsun demokratik hukuk devleti için bağımsız ve yansız yargıyı tesis edeceğiz.

“AHLAK ÇÖKTÜ”

Bugün saray iktidarı, ülkeyi yöneten siyasal iktidar, hukuk devletinden uzaklaştıkça kabahat organizasyonlarına yakınlaştı. Birçok ciddi iddianın üstüne gidilemiyor. Uyuşturucu ticaretiyle ilgili, başka suçlarla ilgili; yolsuzluklarla, rüşvetle ilgili ciddi iddialar var. Güçlü şüpheler var. Onun için buradayız. En temel sorunlarımızdan biri. CHP olarak, Millet İttifakı olarak ne diyoruz? İlk seçimde iktidar olacağız, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı talibi, Türkiye’nin 13. Cumhurbaşkanı olacak. İlk yedi gün içinde, TBMM Genel Kurulu’ndan ilk çıkaracağımız yasa, Siyasal Terbiye Yasası olacak. Şundan dolayı terbiye çöktü. Görüyorsunuz, bir siyasetçi, milletvekili, bir kamu görevlisi ile şirket kuruyor, hizmet veriyor. Nerelere hizmet veriyor, iyi mi hizmet veriyor? Ana para Piyasası Kurumu’nun başındaki şahıs, piyasa dolandırıcılığı suçlamaları ile karşı karşıya. Yatırımcının, ufak hisse sahiplerinin durumunu düşünün. Toplumda sarsılan itimatı, piyasayı, ekonomiyi düşünün. Bugün tarihin en derin siyasal ve ekonomik krizini yaşıyorsa cemiyet, bunun en temel sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında yaratılan bu ucube sistemdir. Bu sistemde çürümeyen hiçbir kurum, çürümeyen hiçbir kurul kalmadı.

“KURUMLAR ÇÜRÜDÜ”

İşte görüyorsunuz, ÖSYM’sinden tutun, KPSS’ye tutun, üniversitelerine tutun, Merkez Bankası’na tutun, Ana para Piyasası Kurulu’na son olarak bakın. Tüm kurumlar çürüdü. Biz ne diyoruz? Kuvvetli kurumlar olmalı. Kuvvetli kurullar, kuvvetli kadrolar, kuvvetli kurallar olmalı. Gücü bir kişide topladığınız vakit çürüme, yozlaşmayı hep beraber açıkça görüyoruz. Şimdi buradan yargıya ve Cumhuriyet savcılarına seslenmek istiyoruz. Siz, Cumhuriyet savcısısınız. Siz, bu yolsuzluk, rüşvet çarkı ile cesaretle savaşım edeceksiniz. Nereye uzanırsa uzansın, arkasında kim olursa olsun, tüm bu ciddi iddiaların cesaret ile üstüne gideceksiniz. Şundan dolayı sizin bir tek efendiniz vardır. O da hukuktur. Başka bölgelere bakmayın, yürekli olun. Hukukçular yürekli eğer olmazsa 85 milyon vatandaşın, asla kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Bizim mücadelemiz bunun için. Bizim mücadelemiz, demokratik hukuk devleti ve hakkaniyet için.

“GERÇEĞİN ÜZERİNİ HİÇBİR GÜÇ ÖRTEMEZ”

Hakkaniyet eğer olmazsa; hakkaniyet, yargı suçla, yolsuzluk, rüşvet ile savaşım edemezse her şey mahvolur. Hakkaniyet eğer olmazsa aş, iş ve ekmek de olmaz. Bugün detaylı bir halde tüm vakaları, ciddi iddiaları ve güçlü şüpheleri savcının önüne koyduk. Savcılardan kapsamlı bir araştırma bekliyoruz. Şundan dolayı ceza hukukunun, soruşturmaların, yargılamaların temel amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bunu meydana getirecek olan da ilk aşamada savcılardır. Bu soruşturmanın, bu iddiaların sonuna kadar takip edeni olacağımızı da buradan vurgulamak istiyoruz. Asla kimsenin endişesi olmasın. Artık gırtlağına kadar batmış ve yozlaşmış iktidar, Türkiye’nin hiçbir problemi çözemez. Bunu da biliyoruz. Bu memlekette seçim sonucu alındığı gün dahi bazı şeyler düzelmeye başlamış olacak. İlk seçimden sonrasında yaşanmış olan mühim, büyük bir değişimle, yeni bir politika kültürü ile ilkeli, ahlaklı, dürüst bir siyasetle ve yönetimle bu memleketin, yurttaşlarımızın tüm sorunlarını çözeceğiz. Tüm usulsüzlükler, yolsuzluklar, rüşvet çarkları da bugün ortaya çıkmazsa yarın ortaya ne olursa olsun çıkacaktır. Gerçeğin üzerini hiçbir güç örtemez. Kimse unutmasın ki hukuk her şeyi sonuna kadar takip eder.”

62 YIL 6’ŞAR AYA KADAR HAPİSLE CEZALANDIRILMALARI İSTENDİ

CHP’nin savcılığa sunmuş olduğu kabahat duyurusu dilekçesinde, eski Ana para Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, AKP Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, akademisyen Ünsal Ban, Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu, TOBB Deniz Meclisi üyesi Salih Orakçı, Borsa Gündem gazetesi sahibi Orhan Pala, Özgürlük gazetesi yazarı Burak Taşçı, eski Budur İl Ulusal Eğitim Müdürü Nesrin Kakırman, iş insanı Nedim Özbek ve Peker’in iddiasında geçen “Ahmet ve Süleyman” isminde şahısların cezalandırılmaları istendi.

Bu adların, Ana para Piyasası Kanunu’nun 106’ıncı maddesinde düzenlenen ‘informasyon suistimali yolu ile çıkar sağlama’ suçundan 5 yıla kadar, 107’inci maddesinde düzenlenen ‘piyasa dolandırıcılığı’ suçundan 5 yıla kadar, Türk Ceza Kanunu’nun 152’inci maddesinin ikinci fırkasında düzenlenen ‘kamu görevlileri ile ilişkisini kullanarak bir işi görme vadiyle bir başkasını aldatma’ suçundan 10 yıla kadar, aynı kanunun 220’nci maddesinde düzenlenen ‘kabahat işlemek için teşkilat kurma’ suçundan 18 yıla kadar, 250’inci maddesinden düzenlenen ‘irtikap’ suçundan 5 yıla kadar, 252’nci maddesinde düzenlenen ‘rüşvet’ suçundan 12 yıla kadar, 255’inci maddesinde düzenlenen ‘nüfuz ticareti’ suçundan 7,5 yıla kadar ve Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesinde düzenlenen ‘kaçakçılık’ suçundan cezalandırılmaları talep edildi. Bu adların, Ana para Piyasası Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki hükümlerden toplamda 62 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan