Emine Erdoğan, Şule Yüksel Şenler’in vefatının 3. yıl dönümünde düzenlenen programa katıldı: Bir millete esin oldu

Emine Erdoğan, Şenler’in bir taraftan gazetelerde yazdığını, öteki taraftan dünya modasını yakından takip ettiğini ve şehirde yaşayan dindar bayanlar için cazip olacak tasarımlar ürettiğini aktararak, şunları söylemiş oldu:

“Bu bağlamda, ‘son zamanların icaplarına’ karşı en kuvvetli direnişi o gösterdi desem abartı olmaz. Basmakalıp ezberleri reddederek hem şehirli hem modern hem entelektüel hem de tesettürlü olunabileceğini gösteriyordu. Dejenere edilmeye, cemiyet mühendisliğine, milletin öz kimliğine karşı meydana gelen saldırılara somut bir teklifle karşı çıkıyor ve toplumda geniş kabul buluyordu. Dindar kadının kent yaşamı içinde kendini daha özgürce ifade etmesi için mühim bir misyon yükledi. Şehirli Müslüman bayanları, çetin ikilemlerin tuzağından tutup çıkardı. Onları bu toplumun elit ve olmazsa olmaz fertleri olarak konumlamayı başardı.”

Kelimenin tam anlamıyla, özgürlük teriminin, kendisini özgürleştirdiğini, özgürlüğü belli zümrelerin tekelinden kurtarıp tekrardan tanımladığını kaydeden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Bir aksiyon insanı olan Şule Yüksel Şenler’in, en mühim özelliği yürekli olmasıydı. Bilhassa, yaşamış olduğu baskı döneminde yaptıklarına, emin olun kolay kolay kimse cesaret edemezdi. Sizinle bu yürekliliğinin sınırlarını resmedecek bir anekdot paylaşmak isterim: Rahmetli Adnan Menderes idam edilmeden ilkin onun adını dahi söylemek sakıncalıydı. İşte bu şekilde bir orta derecede, Şule Yüksel Hanım Hakkaniyet Partisi’nin gençlik kollarına üye olur. Zeytinburnu’nda bir mitingde konuşma yapmış olacaktır. Şule Yüksel Hanım, dosya kağıtlarını birbirine ilave ederek, 1 metre 70 santim uzunluğunda bir şiir yazar. Menderes’le ilgili bölümleri okumaması için sıkı sıkı uyarılır. Asker, polis meydanda hazır bekliyordur. Buna karşın kürsüden, ‘Ey Menderes, Menderes! yanık yanık çağlıyor, bir millet de peşinden, yanık yanık ağlıyor’ mısralarını okur. Koca meydan hüngür hüngür ağlayan insanların sesleriyle çınlar. Sonradan, anılarını naklederken şu şekilde söyler: ‘Millet acıyla dolu fakat, dışa vuramıyor. Ben de milletin sesi olmaya çalışıyorum. Ne derlerse desinler, hapse atsınlar. Hiçbir şeyden korkum yok diyorum.”

Şenler’in cesaretiyle, vakarıyla, rikkatiyle tarihe mal olmuş bir onur anıtı olduğuna inandığını dile getiren Erdoğan, onun bu şekilde bir duruş için fazlaca büyük bedeller ödediğini belirtti.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan