Tarihçiler Erdoğan’ın İddiasını Yalanlıyor: Abdülhamid Ne Kadar Toprak Yitirdi?

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Eylül Pazartesi akşamı Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunmuş oldu.

Konuşmasında gene muhalefeti hedef alan Erdoğan, “Yalnız bu ayın 22 gününde Osmangazi Köprüsü’nü günde averaj 51 bin vasıta kullandı. Vasıta güvence oranı yüzde 116’ya, güvence rakamının üzerine ulaşmış durumda. Adını niye Yavuz Sultan Selim koydunuz. Kendi adını koysaysın. Ben öldükten sonrasında siz koyarsınız dedim. Biz tarihimizle gurur duyuyoruz. Onlar tarih yazdılar. Sultan Abdülhamit 33 yıl gram yer kaybetmeden Osmanlı’yı yöneltti” dedi.

‘GRAM TOPRAK KAYBETMEDİ’ DEDİ AMA…

Erdoğan’ın 33 yıl süresince ‘bir gram’ yer kaybetmediğini iddia etmiş olduğu Sultan Abdülhamit’in Tunus, Bulgaristan, Sırbistan, Bosna Hersek ve Kıbrıs’ı kaybetmesi; malum bir gerçek.

Erdoğan’ın daha ilkin İYİ Parti lideri Meral Akşener’e yönelik eleştirisinde de aynı iddiayı dile getirmesinin arkasından teyit.org’dan Seçil Türkkan, belgelerle Abdülhamit’in kaybetmiş olduğu toprakları yazdı. Aynı iddia, daha ilkin öteki doğrulama platformları Malumatfuruş ve Doğrula tarafınca da yalanlanmıştı.

İLK KANIT MSB BELGELERİ

II. Abdülhamit, 1876-1909 tarihleri içinde tahtta kaldı. Ulusal Müdafa Bakanlığı (MSB) tarafınca 2004 senesinde piyasaya çıkan 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı Süre Dizini adlı kitabın sunuş bölümünde, bu dönem kaybedilen topraklara vurgu yapılıyor:

“Bilinmiş olduğu suretiyle 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı Türk zamanı açısından fazlaca negatif sonuçlara niçin olmuştur. Osmanlı Devleti fazlaca büyük toprak yitirilmesine uğramış, büyük çaptaki iç göçler sebebiyle ülkenin siyasal, toplumsal ve tutumsal düzeninde sıkıntılar adım atmıştır.”

1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı, II. Abdülhamit saltanatının ilk yıllarına denk geliyor.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın İslam Ansiklopedisi’ne nazaran de Ayastefanos Anlaşması sebebiyle Osmanlı pek fazlaca yerde hakimiyetini yitirmişti:

“Osmanlı Devleti Romanya, Karadağ ve Sırbistan’ın bağımsızlıklarını kabul edecekti. Karadağ Adriyatik denizine kadar uzanacak, Sırbistan Niş’i alacaktı. Romanya Besarabya’yı Rusya’ya verecek, karşılığında Dobruca kendisinde kalacaktı. Bulgaristan, Osmanlı Devleti’ne bağlı özerk bir prenslik haline getirilecek ve sınırları Tuna’dan Ege denizine, Arnavutluk’tan Karadeniz’e kadar uzanacaktı. Bulgaristan prensi halk tarafınca serbestçe seçilecek, Avrupa devletlerinin tasvibi ve Osmanlı Devleti’nin tasdiki ile atama edilecekti. Sadece bu prens Avrupa devletlerinin hanedanlarına mensup bulunmayacaktı. Rusya ve Avusturya’nın kontrolünde olmak suretiyle Bosna ve Hersek’te, Rumeli’nin hıristiyanlarla meskun bölgelerinde ve Doğu Anadolu’da Ermeniler’in bulunmuş olduğu yerlerde ıslahat yapılacaktı. Girit’te 1868 nizamnamesi uygulanacak ve Osmanlı Devleti, harp tazminatı olarak Rusya’ya 1.410.000.000 ruble verecekti. Sadece bu tazminatın büyük bir kısmına karşılık Rumeli’deki bazı bölgeler ile Kars, Ardahan, Batum ve Doğubayazıt’ı Rusya’ya bırakacaktı. Kalan 300.000.000 ruble ise para olarak ödenecekti. Rus askerleri, Bulgaristan hariç olmak suretiyle, antlaşmanın imzalanmasından üç ay sonrasında Rumeli’yi, altı ay sonrasında da Doğu Anadolu’yu boşaltacaktı.”

Osmanlı’nın Romanya, Karadağ, Sırbistan, Bulgaristan, Bosna Hersek, Kars, Ardahan, Batum ve Doğubeyazıt’taki hakimiyetini kaybetmesine İngiltere başta olmak suretiyle başka ülkeler de karşıcılık edince, anlaşmadaki 29 madde 1878’de Berlin Kongresi’nde tekrardan ele alındı.

Türk Tarih Kurumu kaynaklarına nazaran süreç sonunda 1881 senesinde Teselya Yunanistan’a bırakıldı.

2015 senesinde Resmi Gazete’de gösterilen bir yönetmelikle kurulan Yıldız Teknik Üniversitesi Sultan II. Abdülhamit Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kayıtlarına nazaran de, padişahın tahta çıkışından bir yıl sonrasında, kısaca 1877’de çıkan Osmanlı-Rus savaşı sonunda 13 Temmuz 1878’de imzalanan Berlin Anlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlardaki gerilemesi resmiyet kazanmıştır, Bosna Hersek ve Kıbrıs kaybedildi.

Berlin Kongresi’nde Osmanlı Devleti’nin toprak kaybını engelleme çabalarına rağmen büyük devletlerin ilgisiz kalmış olduğu, sonunda 287 bin 510 kilometrekare toprak kaybedilmiş olduğu anlatılıyor (sf. 20).

HALAÇOĞLU’NDAN YANIT

Türk Tarih Kurumu’nun eski başkanı Yusuf Halaçoğlu da irdelemenin gündeme gelmesinden sonrasında toplumsal medya hesaplarından Erdoğan’a cevap vermişti.

“… Abdülhamit döneminde 93 Osmanlı Rus Savaşı olmuş, Ruslar Yeşilköy’e kadar gelmişler, bu harpte Bulgaristan, Kars, Ardahan, Batum, Kıbrıs kaybedilmiş, Balkanlardan ve Kafkasya’dan, büyük göçler meydana gelmiştir. 1897’de Teselya, Girit elimizden çıkmıştır. Mısır, Sırbistan ise gene bu zamanda kaybedilmiştir.”

Meşhur tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı da katılmış olduğu Teke Tek programında literatürde bu zamanda toprak kaybedilmediği yönünde bir sav olmadığını söylemişti.

Prof. Ortaylı’nın “Yakın tarihin gerçekleri” adlı kitabında da şu ifadeler yer ediniyor: 

“Sultan Abdülhamit savaşlara girmezdi deniliyor fakat onun zamanında da fazlaca toprak kaybettik. Kıbrıs, Tunus benzer biçimde bölgeleri elden çıkardık ve hatta İran’a bile toprak verdik. O şekilde bilinmiş olduğu benzer biçimde bizim Iran ile sınırımız Kasr-ı Şirin ile falan çizilmedi.”

TUNUS DA FRANSIZLARIN HİMAYESİNE GEÇTİ

Kaybedilen yerlerden bazılarının kendi kaynaklarında, Osmanlı egemenliğinin bitişi ile ilgili tarihler de II. Abdülhamit devrine denk geliyor. Mesela 1574 senesinde Osmanlı Devleti’ne bağlanan Tunus, 1881 senesinde Fransızların himayesine geçti. Bu, ülkenin resmi tarih anlatısında da bu bu şekilde.

Sırbistan kaynaklarında da 1878 senesinde Sırbistan Prensliği’nin kurulduğu ve internasyonal alanda tanınırlık kazanılmış olduğu anlatılıyor.

Bulgaristan ise 1876’da Osmanlı yönetimine karşı ayaklandı ve 1878 Berlin Anlaşması ile beraber bir Bulgar Prensliği kurulmasıyla Osmanlı’dan ayrıldı. Kars 1877’den 1918’e kadar Rus işgalinde kalmıştı. Bu devrin Baltık kültürüne dair izleri de kentte hala izlenebilir. Kültür ve Gezim Bakanlığı bazı mimari öğeleri de koruma altında tutuyor.

Kıbrıs da Türk Tarih Kurumu belgelerine nazaran 1878 senesinde yönetimi İngilizlerin eline bırakılan bir ada. Girit’e de İngilizlerin askeri müdahalesi 1897 senesinde yapılmıştı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan